"Rasulüm biz seni alemlere rahmet olarak gönderdik 21/107"
Hz. Peygamber (s.a.v) Efendimizin Yaratılış Güzellikleri
31/03/2014
       Rivâyetlerde hep, Resûlullah (s.a.v) Efendimizin târifi imkânsız güzelliği anlatılmaya çalışılmış ve onu bütün gerçeği ile anlatamamanın ıztırâbı çekilmiştir. Hz. Ali (k.v) gibi hikmet pınarı ve söz ustası dahi bu hususta ifâde güçlüğü çektiğinden söz etmiştir.
 
                Peygamberler içerisinde Yûsuf (a.s) güzelliği ile ünlenmiş ve onun bu yönü
darb-ı mesel olmuştur. Hz. Ömer (r.a), seçkin sahâbîlerden Cerîr Ibn-i Abdullah
(r.a)'in eşsiz güzelliğini anlatmak için: "Cerîr, bu ümmetin Yûsuf'udur" derdi.[1]
Âlemlerin, yüzü suyu hürmetine yaratıldığı Resûlullah (s.a.v) Efendimız ise
yaratılmış olanların da, yaratılacak olanların da eşsiz güzeli idi.
 
                Fahr-i Kâinât (s.a.v) Efendimiz, mûtad (alışılmış) kelimelerle anlatılmamış,
onu (s.a.v) anlatmak için âdeta özel kelimeler îcad edilmiştir. Bu bakımdan şemâil
metinlerinden hemen sonra, kısaca bâzı bilgiler ve lügatçe koyma ihtiyâcı
duyulmuştur. Dilimizde, bu özel kelimelerin karşılıkları yoktur. Meselâ, dilimizde
güzellikleri derece sıralamasına koyarken; "Güzel, çok güzel ve en güzel
sıfatlarını kullanırız. Ancak "en güzelden daha güzel"i ifâde edecek kelimemiz
bulunmamaktadır.  Bu sebeple "âlemlerin eşsiz güzeli" (s.a.v)'i anlatırken, onu
diğer güzellerin tavsîfınden ayırt ettirecek kelimemiz yoksa bu ifâde zâfiyetinin
sorumlusu da yok dernektir.
 
                İnsan aklının yüce mânâları kavrama gücü nasıl sınırlı ise, insan gözünün
de güzellikler karşısındaki tahammül gücü öyle sınırlıdır. Her göz, her derecedeki
güzelliğe tahammül edememektedir. "Göz kamaştırmak" deyimi, bu gerçeği
anlatmaktadır. Nitekim İmam Kurtubî (r.a)'e atfedilen bir rivâyette bu gerçek şöyle
anlatılmaktadır: "Resül-i Ekrem (s.a.v) Hazretlerinin hüsn-i cemâli, tamamen zâhir
olmamıştır. Eğer vücûdunun bütün güzellikleri olanca hakîkati ile görünse, ashâbı
ona bakmaya tâkat getiremezlerdi."[2]
 
                İlâhî vahyin mazharı olan âhir zaman peygamberi (s.a.v) Efendimiz, aynı
zamanda o vazîfeyi temsil edebilecek bir "vücût yapısı" ile de donatılmıştır. Onun
insanlar üzerindeki çarpıcı tesir gücünde heybetli bir vücût yapisina sâhip oluşunun
da payı bulunmaktadır.

---------------
[1] İbn'ül-Esîr, üst'ül-gabe, 1/279
[2] Ali el-Kârî, Cem'ul-Vesâsil, s.11: Husâmeddîn Nakşibendî, Şerh-i Şemâil, s.3

Kaynak: Şemail-i Şerif Kitabı (Şahver Çelikoğlu)
Etiketler:
Geri Bildirim!