"Rasulüm biz seni alemlere rahmet olarak gönderdik 21/107"
Ana Sayfa   >   Siyer   >   Hayatı   >   Nübüvvet Öncesi
Cahiliyye Dönemi
30/11/-0001
        Aslında bu dönemi de tam olarak inceleyebilmek bakımından ikiye ayırmak ve O dönemdeki halkın yaşantısı ile Peygamber (sas) Efendimizin dünyayı şereflendirmeleri ile Nübüvveti arasında geçen hayatı olarak incelemek lazımdır. Şanlı veladet öncesi dönem tüm âlimler tarafından ve kadim eserlerde ittifakla Cahiliye dönemi olarak adlandırılmaktadır. Peki, ne idi bu cahiliye dönemi ve neler olmaktaydı: 
  1. CAHİLİYYE DÖNEMİ
                Bu dönemi tam olarak bilgisizlik ve gerçeği tanımama olarak tarif edebiliriz. Aslında, her şey zıddı ile var olduğu için bu dönemde, tam bir aydınlık ve ilim devri olan İslam zuhur ettiğinden, Hz. İsa’dan sonraki ve İslam’dan önceki dönem, Cahiliyye dönemi olarak isimlendirilmiştir. Devrin en önemli özellikleri, insanların Allah’(c.c)a kulluk görevlerini unutmaları, O’nun ilahi hükümlerine değil de insanların koyduğu emir ve yasaklara, siyasi sistem ve düşüncelerine inanarak, kendi heva ve heveslerine uymalarıdır. Öyle ki; İslam’ın gelişinden önceki dönemde yaşayan müşrikler, Allah (c.c)’a isyan etmiş, onun hükümlerine sırt çevirmiş bir toplum olarak son derece ilkel ve cahil bir yaşantı içindeydiler. Bunları örneklendirmek gerekirse:
  1. 1. Kendi yaptıkları putlara tapmaktaydılar:
                            Cahiliyye dönemi insanları Allah(c.c)’ın varlığını inkar etmemekle beraber kendi yapmış oldukları putlara tapıyor, onların Allah(c.c) katında kendilerine şefaatçi olacaklarına inanıyorlardı.
  1. 2. İçki içmekteydiler:
                            Cahiliyye döneminde içki içmek âdeti çok yaygın olup, insanların baş eğlenceleri içki ziyafetleri idi. Hatta çok bilinen Arap edebiyatı şiirlerinin büyük kısmının ana temasını, o dönemde içkili konular oluşturmaktaydı.  
  1. 3. Kumar oynamaktaydılar:
                            Cahiliyye döneminde kumar oynamak ta halkın arasında çok yaygındı ve kumar meclislerine katılmamak ayıplanır, insanlar kumar oynamakla övünürlerdi.  
  1. 4. Tefecilik yapmaktaydılar:
                            Cahiliyye döneminde tefecilik had safhaya ulaşmış, insanlar birbirlerine borç veriyor, karşılığını verdikleri borcun birkaç katı fazlasıyla yani faizi ile birlikte tahsil ediyorlardı. Faizcilik öyle işlemişti ki, ticaretle faizi ayırt etmiyorlar, faiz de tıpkı alış-veriş gibi diyorlardı.
  1. 5. Fuhuş her yerde yaygınlaşmıştı:
                            Cahiliyye döneminde, her şeyin bozulduğu gibi maalesef namus mefhumu da bozulmuş, fuhuş her yerde yaygınlaşmıştı. İnsanların aralarında cariyelerini zorla fuhşa sürükleyip onların sırtından para kazananlar olduğu gibi, erkeklerden birkaç metresi olanlar bulunduğu gibi kadınların da başkalarıyla ilişkide bulunmaları yadırganmamaktaydı. Hatta iyi bir çocuk sahibi olabilmek adına, adetten temizlenen karısına “Şu adama git ve ondan hamile kal” diyen kocalar, karısı istenilen adamla beraber olduktan sonra hamileliği belli olana kadar ona yaklaşmıyorlardı. Bazı fuhuş yapan kadınlar da tanınmaları için kapılarına bayrak asarlar, bunlardan biri hamile kalıp doğum yaparsa teşhis heyeti adı verilen insanlar bir araya gelip çocuğun kime ait olduğuna karar verir, o da çocuğun babası olduğunu kabul etmek zorunda kalırdı.[1]      
  1. 6. Kadına değer verilmiyor, eşya gibi değerlendiriliyordu:
                            Cahiliyye döneminde hak hukuk tanınmıyor, kadın adeta bir eşya gibi miras muamelesi görüyordu. Biri ölüp karısı dul kalınca ölenin varisi bir erkeğin bir giysisini kadın üzerine atabilmesi, o kadının artık o erkeğin malı olması demekti. Kadın bu hareketi sezip bu halden kurtulamazsa artık onun olurdu. Onunla mehirsiz olarak evlenebilir veya başkasıyla evlendirerek mihrini almaya hak kazanır, kadına bundan bir şey vermezdi. Yahut da ölen kocasından kalan mirası elinden almak için onu evlenmekten men ederdi.
  1. 7. Kızları diri diri toprağa gömüyorlardı: 
                            Cahiliyye döneminin en kötü adetlerinden biri de, namuslarını korumak gibi anlaşılmaz bir gerekçeyle veya sakat veya çirkin doğduklarından dolayı kız çocuklarını diri diri toprağa gömmeleriydi.
Cahiliyye döneminde bunların dışında insanlar arasında yerleşmiş, uygulanagelen hayvanlarla ilgili başka adetler de vardı:
Deve beş defa yavrulayıp beşincisinde erkek doğurursa kulağı çentilip serbest bırakılırdı. Bundan sonra o deveye binmek, sütünü sağmak haram sayılıyordu ve bu develer “Bahîra” diye isimlendirilmekteydi. Buna benzer “Saibe” ismi verilen develer de dileği yerine gelmiş sahibince putlara adanan develerdi. Bir başka serbest bırakılan deve cinsi de “Hâm” ismi verilen, soyundan on nesil alınan devedir ve bu deve de sırtı haram sayılarak su ve otlakta serbest bırakılırdı. Bunların da sütü sağılmaz ve binilmezdi. Ayrıca koyunlardan aynı batında ikiz doğan yavrulardan biri dişi, diğeri erkek ise bunlara “Vasîle” adı verilerek dişinin hatırı için erkek te kesilmezdi.
Bütün bunlardan başka müşrikler atalarından öğrendikleri bir takım adetleri devam ettirmekte, hatta bunlardan bazılarının, kendilerini Allah(c.c)’a daha çok yaklaştırdıklarını savunuyorlardı. Kendilerini, Harem’in sahibi, Beyt’in sahibi olarak şerefle payelendirerek halkın üzerinde görüyorlar, onlarla aynı yerde, yan yana, omuz omuza durup vakfe etmenin şereflerini düşüreceğini söyleyerek Arafat’a çıkmayı, Arafat Vakfesini terk ettiler. İnsanlar Arafat’ta Vakfede iken onlar Müzdelife’ye gider orada dururlardı. Hatta işi Hac için, Umre için gelen bedevilere müdahaleye kadar götürdüler. Harem haricinden gelenlerin normal elbiseleri ile tavaf etmeleri yasaklanmış, asilzadelere mahsus bir elbisesi olmayan erkeklerin çıplak, kadınların da yalnız önü yırtmaçlı kısa iç gömleği ile tavaflarını zorunlu tutmuşlardı.
Bütün bunlar, Cahiliyye’nin bir inanma biçimi olduğunu, gerçeği kabul etmeyip, kendi bildiği gibi amel etmek olduğunu göstermektedir. Bu duruma göre Cahiliyye; insanın ve toplumun İslâm öncesi ve İslâm dışı bir yaşayış biçimiyle yaşaması demektir. Doğru yolun zıddı, ilmin aksi olan, eskiyen ve değişken olan, bölgelere, kavimlere ve anlayışlara göre kurulan her türlü İslâm dışı rejimler; cahilî sistemler ve hükümlerdir.
 
Etiketler:
Geri Bildirim!